ABD ve Avrupalı diplomatlar, Bosna Hersek'te 1992-1995 yılları arasındaki savaşın ardından barışın muhafaza edilmesi için uluslararası toplum tarafından yüksek yetkilerle donatılan kilit kurum Yüksek Temsilcilik Ofisi'nin (OHR) başkanlığına getirilecek yeni ismin belirlenmesi için haziran ayında gerçekleştirilen iki toplantıda da sonuca ulaşamadı. Avrupa Birliği, ABD, İngiltere, Fransa, Almanya, İtalya, Kanada, Japonya ve Türkiye temsilcileri ilki haziran ayı başında, ikincisi ise dün gerçekleştirilen iki toplantıda da Alman diplomat Christian Schmidt'in yerini alacak isim konusunda uzlaşıya varamazken, 14 Temmuz'a kadar vekaleten ABD'li diplomat Louis Crishock'ın görev yapması konusunda anlaşma sağlandı. Türkiye'nin de üyesi olduğu Barış Uygulama Konseyi Yürütme Kurulu'nun Louis Crishock'ı Yüksek Temsilci Vekili olarak atama kararının ardından Chrishok, bugün görevi eski Yüksek Temsilci Christian Schmidt'ten resmen devraldı.
Trump yönetimi, Avrupalı üyelerden farklı bir aday üzerinde ısrar ediyor
ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, Bosna Hersek Yüksek Temsilcisi'nin seçimine ilişkin haziran ayı başında yapılan açıklamalarda bölgede 'ABD öncülüğündeki ulus inşası döneminin sona erdiğini' ve yüksek temsilcinin daha sınırlı bir yetkiye sahip olmasının istenildiğini açıklamıştı. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio da ABD Kongresi'nde yaptığı açıklamada, bu görev için deneyimli İtalyan diplomat Antonio Zanardi Landi'yi desteklediklerini duyurmuştu. Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, 'ABD heyeti, ortak bir vizyon ve İtalya'nın son derece nitelikli adayı tecrübeli diplomat Antonio Zanardi Landi etrafında uzlaşı sağlamak için yoğun çaba gösterdi' denilmişti.
Resmi olarak doğrulanmayan haberlerde ise Avrupa ülkelerinin büyük bir bölümünün Schmidt'in yerine geçecek aday olarak Fransız diplomat Rene Troccaz'ı destekledikleri ifade edilmişti. ABD, yaşanan anlaşmazlığın ardından 5 Haziran'da sert bir açıklama yayınlamış ve ABD'nin 'Bosna Hersek'teki rolünü yeniden değerlendirebileceği' uyarısında bulunmuştu. ABD Dışişleri Bakanlığı'ndan bir yetkili, 'Avrupa'nın kararsızlığı ve Barış Uygulama Konseyi'nin Bosna Hersek'e karşı kendi sorumluluğunu yerine getirmemesi, ABD'yi Bosna Hersek'teki mevcut uluslararası varlıktaki rolünü yeniden değerlendirmeye zorluyor' ifadelerini kullanmıştı.
Trump yönetimi, Balkanlar'a yönelik yeni politikasında ABD faaliyetlerinin Amerikan şirketleri için 'doğrudan getiri' sağlama hedefinde yürütüleceğini duyurmuştu.
Bosna Hersek'teki eski Yüksek Temsilci Christian Schmidt'in aniden görevden ayrılma kararı almasında da ABD'nin baskısının etkili olduğu belirtilmiş, ABD'nin Bosna Hersek politikasını 1 milyar dolarlık büyük bir doğal gaz boru hattı projesinin Trump ailesiyle bağlantıları bulunan ve daha önce pek bilinmeyen bir Amerikalı şirkete verilmesi konusuna odaklandığı iddia edilmişti.
Kaynak: RSS